El üstü dolgusu

El Üstü Dolgusu

El Üstü Dolgusu Nedir?

Ellerimiz yaşımızı en çok ele veren bölgelerin başında gelir. Zamanla el sırtındaki cilt altı dokusu azalır, cilt incelir, damarlar belirginleşir, ciltte lekelenmeler başlar. Ellerdeki medikal estetik tedavilerinde amaç, el sırtında azalmış olan cilt altı dokusunu yerine koymak, incelmiş ve yıpranmış cildi desteklemek, nem kazandırmak ve ciltteki lekeleri tedavi etmektir.

Cilt altını dolgunlaştırmak için el sırtına yağ ve kök hücre enjeksiyonları, dolgu uygulamaları yapılabilir. Cilt kalitesini arttırmak ve nemlendirmek amacı ile saf hyaluronik asit ve PRP uygulamaları da fayda sağlar. 

El üstü dolgusunu belirli bir yaşın üzerindeki kişiler ile ellerinde kırışıklık ve esneklik, nem, hacim kaybı şikayeti olanlar tercih edebilir. Özellikle belirli bir yaşın üstünde, ellerdeki cilt altı yağ dokusu ve destek dokusu erimektedir. Bu durumda el sırtındaki damarlar daha görünür hale gelir. Eğer kişinin elinde bu belirtiler göze çarpacak şekilde beliriyorsa el sırtına dolgu tedavisi uygulanabilir.

El üstünde dolgunun verileceği alanlar tespit edilir. Gerekirse lokal anestezik krem sürülür, 15-20 dakika beklenir. Sonrasında ise kanül yardımı ile tek bir noktadan girilir ve el sırtında belirlenen yerlere dolgu enjekte edilir. Kanül ile yaptığımız el sırtı dolgu uygulamalarında, uygulamadan sonra hafif kızarıklık ve ödem olabilir, ancak hastanın günlük aktivitesi etkilenmez.

Sıkça Sorulan Sorular

El Üstü Dolgusu, el sırtındaki hacim ve doku özelliklerinin hekim muayenesiyle değerlendirilmesinden sonra gündeme gelebilen bir uygulamadır. Uygunluk ve beklenen değişim kişiye göre değerlendirilir.

Uygulama planı; el sırtı anatomisi ve cilt özellikleri, tıbbi öykü ve beklentiler birlikte ele alınarak belirlenir. Kullanılacak yöntem ve takip hekim değerlendirmesine bağlıdır.

Önceki dolgu ve diğer işlemler, kullanılan ilaçlar, eşlik eden hastalıklar ve uygulama alanının muayene bulguları hekime bildirilmelidir. Her kişi için dolgu uygun olmayabilir.

Geçici hassasiyet, kızarıklık, şişlik veya morarma görülebilir. Beklenmeyen veya giderek artan bir belirti gelişirse gecikmeden hekim değerlendirmesi istenmelidir.